Receb Ayının Fazileti
Receb ayını faziletli kılan nedir? Haram aylardan biri olan ve Üç Aylar’ın başlangıcını teşkil eden Receb’in İslâm’daki yeri, bu aya dair rivayetler ve ibadet anlayışı nasıl olmalıdır?
Receb, Hicrî yılın yedinci ayı ve Üç Aylar’ın ilkidir.
Sözlükte “korkmak; saygı duymak, tâzim göstermek” anlamlarına gelen recb kökünden türeyen Receb kelimesi saygı duyulan ve savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adı olup dinî gelenekte önemli yeri olan Üç Aylar’ın ilkidir.
CÂHİLİYE DÖNEMİNDE RECEB AYI ANLAYIŞI
Câhiliye devrinde, Receb ayı boyunca savaştan ve baskınlardan uzak durulur, özellikle ilk on gününde oruç tutulur, umre ziyaretleri yapılır ve putlardan oluşan tanrılara “atîre” veya “recebiyye” denilen kurbanlar takdim edilirdi. Receb ayının daha önce Arab-ı bâide (Âd ve Semûd) döneminde “hevber”, Arab-ı âribe döneminde “esamm” (sağır) diye adlandırıldığı, kan dökmenin, mala ve ırza dokunmanın yasak olduğu bu ayda kavga ve silâh sesleri, imdat çağrıları duyulmadığı için bu adla anıldığı rivayet edilir.
RECEB-İ MUDAR VE DİĞER İSİMLERİ
Araplar’ın Mudar kolundan olan Kureyş gibi kabilelerin Receb ayına diğer kabilelerden daha fazla saygı göstermesi sebebiyle Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bir hadisinde de geçtiği üzere bu aya “receb-i Mudar” denilmekteydi. Öte yandan haram aylardan üçü (zilkade, zilhicce, muharrem) peş peşe geldiği için bunlara “serd” (birbirini takip eden) denilirken Recep ayına tek olduğu için “ferd” (münferid) adı verilmiştir. Kaynaklarda Receb ayı karşılığında başka isim veya sıfatlar da zikredilmektedir. Osmanlı belgelerinde Receb (ب) kısaltmasıyla ve “şerif”, “mürecceb” gibi sıfatlarla birlikte yazılmıştır.
KUR’ÂN VE SÜNNETTE HARAM AYLAR
Kur’ân-ı Kerîm’de Receb kelimesi geçmemekle birlikte muhtelif âyetlerde haram aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmektedir. (el-Bakara 2/194, 217; el-Mâide 5/2, 97; et-Tevbe 9/5, 36)
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem haram ayları Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb olarak açıklamıştır. (Buhârî, “Meġāzî”, 77; Müslim, “Ḳasâme”, 29) Haram ayların farklı bir önem ve saygınlığa sahip olduğu, bu aylarda işlenen iyilik ve kötülüklere başka zamanlarda işlenenlerden daha fazla mükâfat ve ceza verileceği yönünde genel kabul vardır. (Kaynak: DİA)
RECEB AYINDA DUA VE ORUÇ
Receb-i Şerîf girdiği zaman Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ey Rabbim! Bize Receb’i ve Şa’ban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye duâ ederlerdi. (İbn Hanbel, I, 259)
Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Receb ayı girdiği zaman şöyle buyurdular:
Said İbn Cübeyr radıyallahu anh’den nakledildiğine göre: “Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbn Abbas radıyallahu anh’ı dinledim şöyle demişti: “Resulullah Receb ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz; galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi (ki biz galiba hiç oruç) tutmayacak derdik.” (Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbu’s-Savm, 56.)
İslam ve İhsan
Receb ayını faziletli kılan nedir? Haram aylardan biri olan ve Üç Aylar’ın başlangıcını teşkil eden Receb’in İslâm’daki yeri, bu aya dair rivayetler ve ibadet anlayışı nasıl olmalıdır?
Receb, Hicrî yılın yedinci ayı ve Üç Aylar’ın ilkidir.
Sözlükte “korkmak; saygı duymak, tâzim göstermek” anlamlarına gelen recb kökünden türeyen Receb kelimesi saygı duyulan ve savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adı olup dinî gelenekte önemli yeri olan Üç Aylar’ın ilkidir.
CÂHİLİYE DÖNEMİNDE RECEB AYI ANLAYIŞI
Câhiliye devrinde, Receb ayı boyunca savaştan ve baskınlardan uzak durulur, özellikle ilk on gününde oruç tutulur, umre ziyaretleri yapılır ve putlardan oluşan tanrılara “atîre” veya “recebiyye” denilen kurbanlar takdim edilirdi. Receb ayının daha önce Arab-ı bâide (Âd ve Semûd) döneminde “hevber”, Arab-ı âribe döneminde “esamm” (sağır) diye adlandırıldığı, kan dökmenin, mala ve ırza dokunmanın yasak olduğu bu ayda kavga ve silâh sesleri, imdat çağrıları duyulmadığı için bu adla anıldığı rivayet edilir.
RECEB-İ MUDAR VE DİĞER İSİMLERİ
Araplar’ın Mudar kolundan olan Kureyş gibi kabilelerin Receb ayına diğer kabilelerden daha fazla saygı göstermesi sebebiyle Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bir hadisinde de geçtiği üzere bu aya “receb-i Mudar” denilmekteydi. Öte yandan haram aylardan üçü (zilkade, zilhicce, muharrem) peş peşe geldiği için bunlara “serd” (birbirini takip eden) denilirken Recep ayına tek olduğu için “ferd” (münferid) adı verilmiştir. Kaynaklarda Receb ayı karşılığında başka isim veya sıfatlar da zikredilmektedir. Osmanlı belgelerinde Receb (ب) kısaltmasıyla ve “şerif”, “mürecceb” gibi sıfatlarla birlikte yazılmıştır.
KUR’ÂN VE SÜNNETTE HARAM AYLAR
Kur’ân-ı Kerîm’de Receb kelimesi geçmemekle birlikte muhtelif âyetlerde haram aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmektedir. (el-Bakara 2/194, 217; el-Mâide 5/2, 97; et-Tevbe 9/5, 36)
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem haram ayları Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb olarak açıklamıştır. (Buhârî, “Meġāzî”, 77; Müslim, “Ḳasâme”, 29) Haram ayların farklı bir önem ve saygınlığa sahip olduğu, bu aylarda işlenen iyilik ve kötülüklere başka zamanlarda işlenenlerden daha fazla mükâfat ve ceza verileceği yönünde genel kabul vardır. (Kaynak: DİA)
RECEB AYINDA DUA VE ORUÇ
Receb-i Şerîf girdiği zaman Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ey Rabbim! Bize Receb’i ve Şa’ban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye duâ ederlerdi. (İbn Hanbel, I, 259)
Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Receb ayı girdiği zaman şöyle buyurdular:
Said İbn Cübeyr radıyallahu anh’den nakledildiğine göre: “Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbn Abbas radıyallahu anh’ı dinledim şöyle demişti: “Resulullah Receb ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz; galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi (ki biz galiba hiç oruç) tutmayacak derdik.” (Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbu’s-Savm, 56.)
İslam ve İhsan
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
