21 MART – BAHAR, AHLÂK VE EHL-İ BEYT
10.03.2012 – Cumartesi
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır. Kim tâğutu inkâr edip Allah’a iman ederse, kopması mümkün olmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.”
(Bakara Suresi, 256. Ayet)
Sadakallâhu’l-azîm.
Allah’ım, Muhammed’e ve onun Ehl-i Beyt’ine salât ve selâm eyle.
Ahlâk Yolculuğu
Yolculuğumuza şu ilahî emirle başlıyoruz:
“Tahallakû bi-ahlâkillâh”
Yani: Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanınız.
İnsan, güzel ahlâkı kendine şiar edinir; ibadet ve taatle gayret eder, helâle sarılır, haramdan sakınırsa bunun karşılığı ahirette cennet ve Cemâlullah olur.
Fakat kalp gözü ahirete kapalı olanlar, ibadet edenlerle alay ederler.
“Bu eğilip kalkmalar, bu oruçlar niye?” derler.
Oysa Rabbimiz Kur’an’da bizleri uyarır:
Dünya bir imtihan yeridir; karşılık peşin değil, vakti gelince verilir.
Nasıl ki bir insan çalışmadan maaş alamazsa, ahiret için emek vermeden de karşılık bekleyemez. Önce gayret, sonra mükâfat vardır.
İman Sözde Değil, Ameldedir
Sadece sözle iman yeterli değildir.
İman, amel ile canlıdır.
Bir kimse “Ben Müslümanım” dediği hâlde namazdan, ahlâktan, helâl-haram hassasiyetinden uzaksa; bu iman eksiktir. Tıpkı çalışmadan maaş bekleyen kimse gibidir.
Ahirette insana:
“Ne getirdin?” diye sorulduğunda, cevabı yalnız söz değil; yaptıkları olacaktır.
Karşılıksız İyilik ve Merhamet
Gerçek amel, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek yapılandır.
Merhamet, bu yolun anahtarıdır.
İnsana, hayvana, tabiata gösterilen iyilik; eğer rıza-i İlâhî için yapılırsa boşa gitmez. Bir damla bile olsa, Allah’ın rahmet denizine ulaşınca kaybolmaz.
İşte bu, Kur’an’ın “urvetü’l-vüskâ” dediği kopmayan kulpa tutunmaktır.
Bu kulp; peygamberler silsilesiyle başlayıp Ehl-i Beyt’le devam eden sağlam bir bağdır.
Bu bağın sağlamlığı;
Kur’an’a bağlılıkla
Peygamber sünnetine ittiba ile
Güzel ahlâk ve samimi amel ile anlaşılır
Söz Değil, Hâl Konuşur
İnsanların aynası sözleri değil, fiilleridir.
Vaaz edip yaşayamayanın sözü tesir etmez.
Ama konuşmasa bile hâliyle örnek olanlar, hak dostlarıdır.
Allah’ın ahlâkı; Esmaü’l-Hüsna ile öğrenilir.
Peygamber Efendimiz bu isimleri hayatında nasıl yaşadıysa, biz de oradan ölçüyü alırız.
Allah Kerîm’dir; ikram edenleri sever.
Fakat ikramın da, merhametin de sınırı ilahî ölçülerdir.
Sınır, Dinin Dengesidir
İslam aşırılık dini değildir.
Ne ifrat ne tefrit…
Her şey denge üzerinedir.
Merhamet güzeldir; fakat Allah’ın koyduğu sınırları aşmadan.
İbadet güzeldir; fakat insanı hayattan koparmadan.
Nefis tamamen bastırılmaz, tamamen serbest de bırakılmaz.
Sınır korunmazsa ya taşar ya sakatlanır.
İbret ve Sonuç
Hayatın her sahnesinde ibret vardır.
Kim güzel ahlâkı seçerse, onun meyvesini toplar.
Kim kötülüğü seçerse, sonucuna da katlanır.
Allah Teâlâ insanı serbest bırakmıştır:
“Artık rüşd apaçık ortadadır.”
Seçim insana aittir;
karşılık ise adaletle verilecektir.
Dua
Rabbim bizleri;
Güzel ahlâkla ahlâklanan
İbadetinde samimi
Merhametinde dengeli
Ehl-i Beyt yoluna sadık kullarından eylesin.
Bizlere ibret almayı, doğruyu seçmeyi ve bu yolda sebat etmeyi nasip eylesin.
El-Fâtiha, maassalavât…
Başağaçlı Raşit Tunca
10.03.2012 – Cumartesi
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır. Kim tâğutu inkâr edip Allah’a iman ederse, kopması mümkün olmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.”
(Bakara Suresi, 256. Ayet)
Sadakallâhu’l-azîm.
Allah’ım, Muhammed’e ve onun Ehl-i Beyt’ine salât ve selâm eyle.
Ahlâk Yolculuğu
Yolculuğumuza şu ilahî emirle başlıyoruz:
“Tahallakû bi-ahlâkillâh”
Yani: Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanınız.
İnsan, güzel ahlâkı kendine şiar edinir; ibadet ve taatle gayret eder, helâle sarılır, haramdan sakınırsa bunun karşılığı ahirette cennet ve Cemâlullah olur.
Fakat kalp gözü ahirete kapalı olanlar, ibadet edenlerle alay ederler.
“Bu eğilip kalkmalar, bu oruçlar niye?” derler.
Oysa Rabbimiz Kur’an’da bizleri uyarır:
Dünya bir imtihan yeridir; karşılık peşin değil, vakti gelince verilir.
Nasıl ki bir insan çalışmadan maaş alamazsa, ahiret için emek vermeden de karşılık bekleyemez. Önce gayret, sonra mükâfat vardır.
İman Sözde Değil, Ameldedir
Sadece sözle iman yeterli değildir.
İman, amel ile canlıdır.
Bir kimse “Ben Müslümanım” dediği hâlde namazdan, ahlâktan, helâl-haram hassasiyetinden uzaksa; bu iman eksiktir. Tıpkı çalışmadan maaş bekleyen kimse gibidir.
Ahirette insana:
“Ne getirdin?” diye sorulduğunda, cevabı yalnız söz değil; yaptıkları olacaktır.
Karşılıksız İyilik ve Merhamet
Gerçek amel, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek yapılandır.
Merhamet, bu yolun anahtarıdır.
İnsana, hayvana, tabiata gösterilen iyilik; eğer rıza-i İlâhî için yapılırsa boşa gitmez. Bir damla bile olsa, Allah’ın rahmet denizine ulaşınca kaybolmaz.
İşte bu, Kur’an’ın “urvetü’l-vüskâ” dediği kopmayan kulpa tutunmaktır.
Bu kulp; peygamberler silsilesiyle başlayıp Ehl-i Beyt’le devam eden sağlam bir bağdır.
Bu bağın sağlamlığı;
Kur’an’a bağlılıkla
Peygamber sünnetine ittiba ile
Güzel ahlâk ve samimi amel ile anlaşılır
Söz Değil, Hâl Konuşur
İnsanların aynası sözleri değil, fiilleridir.
Vaaz edip yaşayamayanın sözü tesir etmez.
Ama konuşmasa bile hâliyle örnek olanlar, hak dostlarıdır.
Allah’ın ahlâkı; Esmaü’l-Hüsna ile öğrenilir.
Peygamber Efendimiz bu isimleri hayatında nasıl yaşadıysa, biz de oradan ölçüyü alırız.
Allah Kerîm’dir; ikram edenleri sever.
Fakat ikramın da, merhametin de sınırı ilahî ölçülerdir.
Sınır, Dinin Dengesidir
İslam aşırılık dini değildir.
Ne ifrat ne tefrit…
Her şey denge üzerinedir.
Merhamet güzeldir; fakat Allah’ın koyduğu sınırları aşmadan.
İbadet güzeldir; fakat insanı hayattan koparmadan.
Nefis tamamen bastırılmaz, tamamen serbest de bırakılmaz.
Sınır korunmazsa ya taşar ya sakatlanır.
İbret ve Sonuç
Hayatın her sahnesinde ibret vardır.
Kim güzel ahlâkı seçerse, onun meyvesini toplar.
Kim kötülüğü seçerse, sonucuna da katlanır.
Allah Teâlâ insanı serbest bırakmıştır:
“Artık rüşd apaçık ortadadır.”
Seçim insana aittir;
karşılık ise adaletle verilecektir.
Dua
Rabbim bizleri;
Güzel ahlâkla ahlâklanan
İbadetinde samimi
Merhametinde dengeli
Ehl-i Beyt yoluna sadık kullarından eylesin.
Bizlere ibret almayı, doğruyu seçmeyi ve bu yolda sebat etmeyi nasip eylesin.
El-Fâtiha, maassalavât…
Başağaçlı Raşit Tunca
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
