29 ŞUBAT – ENFÂL SURESİNDEN İBRETLER
25.02.2012 – Cumartesi
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmaz. Bilin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”
(Enfâl Suresi, 25)
Sadakallâhu’l-azîm.
“Ey iman edenler! Eğer Allah’tan sakınırsanız, O size hakkı bâtıldan ayıracak bir ölçü verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.”
(Enfâl Suresi, 29)
Sadakallâhu’l-azîm.
Allah’ım, Habîbin Muhammed Mustafa’ya, onun âline, ashabına ve bütün peygamberlerine salât ve selâm eyle.
Yolculuğa Başlarken
Kardeşlerim,
Bugün yolculuğumuza ibretle başlıyoruz.
Bu yolculuk, çocukluğumuzdan beri bildiğimiz basit bir fıkrayla başlasın:
Bir adam arkadaşına der ki:
“Bana pazardan bir at al; ne siyah olsun, ne beyaz, ne kırmızı… hiçbir bildik renk olmasın.”
Arkadaşı cevap verir:
“Atı aldım ama almaya pazartesi gelme, salı gelme, çarşamba gelme… haftanın hiçbir günü gelme; başka bir gün gel.”
Bu söz bize şunu anlatır:
İmkânsız istekler, insanı gerçeğe yaklaştırmaz.
Bir başka ibretli sözde de şöyle denir:
“Tren kazalarında en çok ölüm son vagonda oluyormuş.”
Buna çare olarak “O hâlde son vagonu kaldıralım” demek, gerçeği değiştirmez.
Ölümden ve Kıyametten Kaçış Yoktur
Ey insanlar,
Ölümün de, kıyametin de kaçışı yoktur.
İnsan, tedbir alır ama kaderi ortadan kaldıramaz.
Kur’an bize öğretir ki:
Dünya bir imtihan yurdudur.
Takdir edilen vakit geldiğinde, ne bir an ileri gider ne de geri kalır.
İnsanlık tarihi boyunca insanlar, bu sonla yüzleşmemek için kaçış yolları aramışlardır.
Oysa Rabbimiz buyurur:
“Her can ölümü tadacaktır.”
Takva ve Furkan
Enfâl Suresi 29. ayet bize büyük bir müjde verir:
Takva, yani Allah’tan sakınmak;
insana furkan, yani doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği kazandırır.
Takvasız ilim, insanı kurtarmaz.
Takvasız güç, fitneye dönüşür.
Takvasız akıl, insanı kibir ve inkâra sürükler.
Ama takva varsa:
Günahlar örtülür
Kalp berraklaşır
Hak ile batıl ayrılır
İnsan Bedeni ve İlahi Ölçü
Rabbimiz kâinatta da, insan bedeninde de ölçü ve denge koymuştur.
İnsanda zamanla ayrılan parçalar vardır:
Saç, tırnak gibi…
Bunlar bedene zarar vermeden ayrılır.
Bu bize şunu öğretir:
Allah, fazlalığı hikmetle ayırır, eksiltmeyi rahmete çevirir.
Aynı şekilde sünnet de, İbrahim aleyhisselâmdan beri bir fıtrat ve temizlik ölçüsüdür.
Eksiltme değil, berekettir.
Zarar değil, hikmettir.
Fitne ve İmtihan
Fitne sadece zulmedenleri yakmaz;
toplum sessiz kalırsa herkesi kuşatır.
Bu yüzden mümin:
Hakkı söyler
Batıla razı olmaz
Ama edebi, merhameti ve ölçüyü terk etmez
Vaaz; hakaretle değil, hikmetle yapılır.
Davet; kırarak değil, onararak olur.
Tevbe Kapısı Her Zaman Açıktır
Kardeşlerim,
Bir mümin günah işlediğinde, imanı yok olmaz.
Tevbe ederse, Allah onu affeder.
Ebu’d-Derdâ Hazretleri şöyle buyurur:
“Günah işleyen mümin, tevbe edince kardeşimizdir. Günahı sevemem ama kendisini severim.”
Tevbe eden kimse, günah işlememiş gibidir.
Yeter ki pişmanlık samimi olsun ve günaha dönülmesin.
İbretli Bir Hatırlatma
Hz. Ömer radıyallahu anh, İslam’dan önce hatalar işlemişti.
Ama İslam onu adaletin timsali yaptı.
Bu bize şunu öğretir:
İslam, insanı geçmişiyle değil; tevbesiyle değerlendirir.
Sonuç
Ey kardeşlerim,
Ölümden kaçış yoktur
Kıyametten kurtuluş yoktur
Ama takva ile kurtuluş vardır
Allah’tan sakınan, furkana erişir.
Furkana erişen, fitneden korunur.
Dua
Allah’ım,
Bizleri fitneden muhafaza eyle.
Kalplerimize takva, amellerimize ihlâs ver.
Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görmeyi nasip eyle.
Bizleri Peygamberimizin ahlâkından, Ehl-i Beyt’inin yolundan ayırma.
El-Fâtiha maassalavât…
Başağaçlı Raşit Tunca
25.02.2012 – Cumartesi
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmaz. Bilin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”
(Enfâl Suresi, 25)
Sadakallâhu’l-azîm.
“Ey iman edenler! Eğer Allah’tan sakınırsanız, O size hakkı bâtıldan ayıracak bir ölçü verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.”
(Enfâl Suresi, 29)
Sadakallâhu’l-azîm.
Allah’ım, Habîbin Muhammed Mustafa’ya, onun âline, ashabına ve bütün peygamberlerine salât ve selâm eyle.
Yolculuğa Başlarken
Kardeşlerim,
Bugün yolculuğumuza ibretle başlıyoruz.
Bu yolculuk, çocukluğumuzdan beri bildiğimiz basit bir fıkrayla başlasın:
Bir adam arkadaşına der ki:
“Bana pazardan bir at al; ne siyah olsun, ne beyaz, ne kırmızı… hiçbir bildik renk olmasın.”
Arkadaşı cevap verir:
“Atı aldım ama almaya pazartesi gelme, salı gelme, çarşamba gelme… haftanın hiçbir günü gelme; başka bir gün gel.”
Bu söz bize şunu anlatır:
İmkânsız istekler, insanı gerçeğe yaklaştırmaz.
Bir başka ibretli sözde de şöyle denir:
“Tren kazalarında en çok ölüm son vagonda oluyormuş.”
Buna çare olarak “O hâlde son vagonu kaldıralım” demek, gerçeği değiştirmez.
Ölümden ve Kıyametten Kaçış Yoktur
Ey insanlar,
Ölümün de, kıyametin de kaçışı yoktur.
İnsan, tedbir alır ama kaderi ortadan kaldıramaz.
Kur’an bize öğretir ki:
Dünya bir imtihan yurdudur.
Takdir edilen vakit geldiğinde, ne bir an ileri gider ne de geri kalır.
İnsanlık tarihi boyunca insanlar, bu sonla yüzleşmemek için kaçış yolları aramışlardır.
Oysa Rabbimiz buyurur:
“Her can ölümü tadacaktır.”
Takva ve Furkan
Enfâl Suresi 29. ayet bize büyük bir müjde verir:
Takva, yani Allah’tan sakınmak;
insana furkan, yani doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği kazandırır.
Takvasız ilim, insanı kurtarmaz.
Takvasız güç, fitneye dönüşür.
Takvasız akıl, insanı kibir ve inkâra sürükler.
Ama takva varsa:
Günahlar örtülür
Kalp berraklaşır
Hak ile batıl ayrılır
İnsan Bedeni ve İlahi Ölçü
Rabbimiz kâinatta da, insan bedeninde de ölçü ve denge koymuştur.
İnsanda zamanla ayrılan parçalar vardır:
Saç, tırnak gibi…
Bunlar bedene zarar vermeden ayrılır.
Bu bize şunu öğretir:
Allah, fazlalığı hikmetle ayırır, eksiltmeyi rahmete çevirir.
Aynı şekilde sünnet de, İbrahim aleyhisselâmdan beri bir fıtrat ve temizlik ölçüsüdür.
Eksiltme değil, berekettir.
Zarar değil, hikmettir.
Fitne ve İmtihan
Fitne sadece zulmedenleri yakmaz;
toplum sessiz kalırsa herkesi kuşatır.
Bu yüzden mümin:
Hakkı söyler
Batıla razı olmaz
Ama edebi, merhameti ve ölçüyü terk etmez
Vaaz; hakaretle değil, hikmetle yapılır.
Davet; kırarak değil, onararak olur.
Tevbe Kapısı Her Zaman Açıktır
Kardeşlerim,
Bir mümin günah işlediğinde, imanı yok olmaz.
Tevbe ederse, Allah onu affeder.
Ebu’d-Derdâ Hazretleri şöyle buyurur:
“Günah işleyen mümin, tevbe edince kardeşimizdir. Günahı sevemem ama kendisini severim.”
Tevbe eden kimse, günah işlememiş gibidir.
Yeter ki pişmanlık samimi olsun ve günaha dönülmesin.
İbretli Bir Hatırlatma
Hz. Ömer radıyallahu anh, İslam’dan önce hatalar işlemişti.
Ama İslam onu adaletin timsali yaptı.
Bu bize şunu öğretir:
İslam, insanı geçmişiyle değil; tevbesiyle değerlendirir.
Sonuç
Ey kardeşlerim,
Ölümden kaçış yoktur
Kıyametten kurtuluş yoktur
Ama takva ile kurtuluş vardır
Allah’tan sakınan, furkana erişir.
Furkana erişen, fitneden korunur.
Dua
Allah’ım,
Bizleri fitneden muhafaza eyle.
Kalplerimize takva, amellerimize ihlâs ver.
Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görmeyi nasip eyle.
Bizleri Peygamberimizin ahlâkından, Ehl-i Beyt’inin yolundan ayırma.
El-Fâtiha maassalavât…
Başağaçlı Raşit Tunca
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
